Ustalar ve Âşıklık Geleneği

Neşet Ertaş ve Abdal Geleneği

21 Eylül 20261 dk okuma

Abdal Geleneği

Abdal geleneği, Kırşehir ve çevresinde yüzyıllardır sürdürülen bir icra hattıdır. Bu gelenekte müzik çoğunlukla bir aile içinde, babadan oğula aktarılır ve saz sözün taşıyıcısı olarak kullanılır.

Tezene düzeni bu hatta yoğun ve süreklidir. Sesler arasında boşluk bırakılmaz; saz, söz sustuğunda da konuşmayı sürdürür.

Muharrem Ertaş'tan Neşet Ertaş'a

Neşet Ertaş 1938 yılında Kırşehir'e bağlı bir köyde doğdu ve müziği babası Muharrem Ertaş'ın yanında öğrendi. Muharrem Ertaş, bozlak icrasının en çok anılan adlarından biridir.

Neşet Ertaş babasından aldığı dağarı sürdürdü, ancak kendi söyleyişini kurdu. 2011 yılında UNESCO tarafından Yaşayan İnsan Hazinesi olarak anıldı ve 2012 yılında yaşamını yitirdi.

İcrasının Belirgin Yanları

Neşet Ertaş'ın icrasında sağ el son derece yoğun, sol el ise şaşırtıcı biçimde sade kalır. Karmaşıklık süslemede değil, tezenenin sürekliliğindedir.

Bir diğer belirgin yan, sesin ve sazın aynı anda aynı ezgiyi taşımamasıdır. Saz çoğu zaman sesin bıraktığı boşluğu doldurur ve iki hat birbirine yaslanarak ilerler.

Çalışmaya Aktarımı

Bu hattın çalışılması sağ el ile başlar. Kursiyer önce tek tel üzerinde sürekli tezene kalıbını kurar; kalıp bozulmadan dakikalarca sürdürülebilir hâle gelmeden ezgiye geçilmez.

Ardından sol el eklenir, ancak sade tutulur. Bu sıra tersine çevrildiğinde ezgi öğrenilir fakat abdal tavrı kurulamaz.

Sık Sorulan Sorular

Neşet Ertaş UNESCO tarafından ne zaman anıldı?

2011 yılında Yaşayan İnsan Hazinesi olarak anılmıştır.

Abdal tavrı hangi el ile başlar?

Sağ el ile başlar. Sürekli ve yoğun tezene kalıbı kurulmadan sol el çalışmasına geçilmez.

İlgili Yazılar

← Tüm blog yazıları | çağdaş yazı bölümümüz