Saz Eğitimi
Yöresel Dağar

Saz Yöresel Dağar öğrenmek isteyen her yaştan kursiyere birebir ders veriyoruz; program profesyonel ve hobi amaçlı katılımcılar için ayrı ayrı planlanır.
Ankanom Web Sitesi

Saz Eğitimi: Stüdyo Ankanom Yöresel Dağar Programı

Saz öğrenmek isteyen kursiyerlerle birebir çalışıyoruz. Nota bilmek ya da çalgı sahibi olmak ön koşul değildir.

Her kursiyer için ayrı bir plan kuruyoruz. Bu planın çerçevesi, kayıt öncesinde konuşulan hedefe göre belirlenir.

Ankara Çankaya Kolej'deki stüdyomuzda dersler planlanır. Program, Anadolu'nun farklı yörelerine ait dağarı bir arada ele alır; çünkü her yörenin kendi ölçü yapısı, kendi süsleme anlayışı ve kendi tezene düzeni vardır. Bir Karadeniz ezgisini doğru çalan bir kursiyer, aynı elle bir zeybeği doğru çalamaz. Program bu ayrımları tek tek ele alır.

Saz ve Çalınış Biçimi

Saz, Anadolu'da tek bir çalgının değil bir çalgı ailesinin adıdır. En küçüğü curadır; onu tambura, bağlama ve divan sazı izler, en büyüğü meydan sazıdır. Boy büyüdükçe tel boyu uzar, ses alanı pesleşir ve tezene daha geniş bir yay çizer. Eğitimde çoğunlukla kısa saplı ya da uzun saplı bağlama kullanılır; hangi boyla başlanacağı kursiyerin yaşına, kol uzunluğuna ve çalmak istediği yöreye göre birlikte kararlaştırılır.

Bu çalgıyı batı çalgılarından ayıran şey perde düzenidir. Bağlamada perdeler klavyeye çakılı değildir; misina ile bağlanır ve elle kaydırılabilir.

Bir oktav içinde on yediden fazla perde bulunur ve bu perdeler, batı düzeninin yarım seslerine değil Anadolu ezgilerinin kendi aralıklarına göre yerleştirilir.

Kursiyerin başlangıçta öğrendiği en önemli şeylerden biri, bir perdenin yerinin sabit olmadığı ve çalınan yöreye göre birkaç milimetre kaydırılabileceğidir.

Ders Süreci, Düzen ve Tezene

Dersler haftada bir gün, altmış dakika ve birebir planlanır. Dağar planı dönem başında yazılır; her dönemde iki ya da üç yöre ele alınır. Yörelerin sırası rastgele seçilmez, tezene yapısına göre dizilir: elin alışkanlığı bir yöreden ötekine taşındığında tavır bozulur, bu yüzden birbirine yakın tezene düzenleri arka arkaya çalışılmaz.

Bağlamada akort tek bir biçimde yapılmaz. Bozuk düzen olarak da bilinen kara düzen, bağlama düzeni, misket düzeni, müstezat ve abdal düzeni yaygın olarak kullanılır. Düzen değiştiğinde parmakların bildiği yer de değişir; aynı ezgi başka bir düzende bambaşka bir el hareketi ister. Kursiyer önce tek bir düzende sağlamlaşır, sonra ikinci düzene geçer; iki düzenin aynı dönemde öğrenilmesi çoğunlukla ikisini de bulanıklaştırır.

Sağ el çalışması tezene ile başlar. Tezene eskiden kiraz ağacının kabuğundan inceltilerek yapılırdı; bugün çoğunlukla plastik kullanılır, ancak sertliği ve kalınlığı hâlâ yöreye göre seçilir. Karadeniz için ince ve sert, bozlak için daha kalın ve esnek bir tezene tercih edilir.

Tezenesiz çalma yöntemi olan şelpe de programda ayrı bir başlıktır; parmakların tele vuruşu, çekişi ve tarayışıyla kurulan bu yöntem son kırk yılda derlenip yöntemli biçimde öğretilir hâle gelmiştir.

Karadeniz Dağarı

Karadeniz ezgileri hızlı tempolara ve aksak usullere dayanır. Yedi sekizlik ve beş sekizlik kalıplar yaygındır; horon ezgilerinin çoğu bu iki usulün üzerine kurulur. Aksak usulün anlamı, ölçü içindeki vuruşların eşit uzunlukta olmamasıdır: yedi sekizlik bir ölçü iki artı iki artı üç biçiminde bölündüğünde ortaya çıkan topallama, bu dağarın yürüyüşünü belirler.

Tezene bu dağarda kısa ve keskin kullanılır. Vuruşlar arasındaki boşluk azdır, bilek küçük bir yay çizer ve kol neredeyse hiç devreye girmez. Bu yüzden Karadeniz dağarına geçen kursiyerde ilk düzeltilen şey kol hareketidir; geniş kol hareketiyle bu tempoyu sürdürmek mümkün değildir.

Yöre ezgilerinin bir bölümü kemençe dağarından bağlamaya taşınmıştır. Kemençenin yay ile ürettiği kesintisiz akış bağlamada ancak sık tezene ile karşılanabilir; ezgi aynı kalsa da iki çalgıdaki anlatımın neden farklı duyulduğu ders içinde kayıt üzerinden karşılaştırılır.

Ege ve Zeybek Dağarı

Zeybek dokuz zamanlı usule dayanır ve bu usul kendi içinde ikiye ayrılır. Ağır zeybekte vuruşlar geniş durur, ezgi neredeyse ölçüden bağımsız bir ağırbaşlılıkla ilerler; kıvrak zeybekte ise aynı dokuz zaman hızlanır ve akış öne çıkar. İkisi aynı usulü paylaşsa da elin yaptığı iş bütünüyle ayrıdır.

Ağır zeybekte güçlük tempo değil, tempoyu bozmadan bekleyebilmektir. Uzun duruşlar sırasında kursiyer çoğunlukla erken girer; bunun nedeni sessizliğin çalmaktan daha zor sayılmasıdır. Çalışma metronomla yapılır, ancak metronom vuruşları değil ölçü başlarını verecek biçimde ayarlanır.

Ege dağarında süsleme kendine özgüdür. Çarpma ve kaydırmalar ezginin üzerine sonradan eklenen süsler değil, ezginin kendi parçasıdır; süsleme kaldırıldığında ezgi tanınmaz hâle gelir. Bu yüzden yöre tavrı notadan değil kaynak kayıttan öğrenilir.

İç Anadolu, Bozlak ve Abdal Geleneği

Bozlak, serbest ölçülü bir söyleme biçimidir. Ezgi tiz bölgeden başlar, uzun bir çığlıkla açılır ve kademe kademe alçalarak karar sesine iner. Ölçü yoktur; akışı belirleyen şey sözün hecelenmesi ve icracının nefesidir. Bu yüzden bozlak notaya bakılarak öğrenilemez, ancak dinlenerek kavranır.

Bu dağarı taşıyan topluluk Abdal geleneğidir. Kırşehir ve çevresinde yüzyıllardır sürdürülen bu gelenekte saz, sözün taşıyıcısı olarak kullanılır ve tezene düzeni yoğun, sık ve sürekli dokunur. Muharrem Ertaş ve oğlu Neşet Ertaş bu geleneğin en çok bilinen temsilcileridir; Neşet Ertaş 2011 yılında UNESCO tarafından Yaşayan İnsan Hazinesi olarak anılmıştır.

Bozlak çalışması programda ileri bir aşamada yer alır. Bunun nedeni teknik güçlük değil, serbest ölçüde kendi zamanını kurabilmenin belirli bir olgunluk istemesidir. Kursiyer önce ölçülü dağarda tempo duygusunu sağlamlaştırır; ölçüden ancak ona sahip olduktan sonra çıkabilir.

Trakya ve Rumeli Dağarı

Trakya ezgilerinin büyük bölümü dokuz sekizlik kalıplara dayanır ve bu bölgede karşılama en belirgin biçimdir. Aynı dokuz zaman Ege'de zeybek olarak bölünürken Trakya'da iki artı iki artı iki artı üç biçiminde gruplanır; usul aynı sayıda vuruş taşısa da iki dağarın duyuluşu bu gruplama farkı yüzünden birbirine hiç benzemez.

Tempo bu dağarda canlı tutulur ve ezgiler çoğunlukla oyunla birlikte düşünülür. Bu nedenle çalışmada tempo kararlılığı süslemeden önce gelir; oyun ezgisinde temponun kayması, süslemenin eksikliğinden daha çok göze batar.

Rumeli türküleri de bu grup içinde ele alınır. Balkan coğrafyasından taşınan bu ezgilerde ölçü yapıları daha da çeşitlenir; yedi, dokuz ve on bir zamanlı kalıplar yan yana bulunabilir.

Güneydoğu ve Barak Dağarı

Barak dağarı uzun soluklu ezgilerden oluşur. Gaziantep ve Şanlıurfa çevresinde yaşayan Barak topluluğunun dağarı, ağır tempo ve geniş nefes yapısıyla ayrılır; bir ezgi cümlesi çoğu yörede olduğunun iki katı sürebilir.

Süsleme bu dağarda yoğundur ve ezginin içine gömülüdür. Uzun tutulan sesler düz bırakılmaz; ses boyunca küçük kıpırdanmalar, kaydırmalar ve titreşimler sürer. Bu hareketler notaya tam olarak yazılamaz, bu yüzden Barak tavrı kaynak kayıt üzerinden ve yavaşlatılarak çalışılır.

Yöre tavrı ayrı bir başlık olarak ele alınır. Kursiyer ezginin notalarını doğru çalsa bile tavrı almadan Barak dağarına girmiş sayılmaz; bu ayrım, notanın halk müziğinde neden tek başına yeterli olmadığını gösteren en açık örneklerden biridir.

Oyun Havaları ve Halay

Oyun havalarında belirleyici olan ezgi değil ritmik yapıdır. Halay ezgilerinin çoğu iki dörtlük ölçüde yürür ve tempo parça ilerledikçe kademeli olarak artar. Bu artış rastgele değildir; oyunun kendi bölümlerine bağlıdır ve icracının tempoyu nerede yükselteceğini bilmesi gerekir.

Tezene düzeni bu dağarda sabit tutulur. Sağ el bir kalıba girer ve ezgi değişse bile o kalıp sürer; oyunu taşıyan şey budur. Kursiyerin en sık yaptığı şey, ezgi zorlaştığında tezene kalıbını bozmaktır — oyun havasında bu, notayı yanlış çalmaktan daha büyük bir kayıptır.

Çalışma önce yalnız sağ elle, tek bir tel üzerinde yapılır. Kalıp oturduktan sonra sol el eklenir. Bu sıra tersine çevrildiğinde ezgi öğrenilir ama ritim kurulamaz.

Uzun Hava ve Serbest Ölçü

Uzun hava ölçüye bağlı değildir. Akışı belirleyen şey sözün hecelenmesi ve icracının nefesidir; aynı uzun havanın iki icrası farklı uzunlukta olabilir ve ikisi de doğrudur. Bu, ölçülü dağardan gelen bir kursiyer için alışılması zaman alan bir serbestliktir.

Söz araları, yani sazın tek başına kaldığı bölümler, uzun havanın asıl sınandığı yerlerdir. Burada süsleme genişler ve icracı sözün bıraktığı duyguyu saz ile sürdürür. Bu bölümler ezberlenerek değil, defalarca dinlenerek ve her seferinde biraz değiştirilerek kurulur.

Uzun hava programda ileri düzeyde ele alınır. Kursiyerin önce ölçü duygusunu, tavır bilgisini ve yeterli bir dağarı edinmiş olması beklenir.

Çağdaş Bağlama Yazısı

Son elli yılda bağlama için yazılmış eserlerin sayısı belirgin biçimde artmıştır. Bu yazıda bağlama, bir türküye eşlik eden çalgı olarak değil solo çalgı olarak ele alınır; eserler çoğunlukla yazılı nota üzerinden aktarılır ve teknik gereksinimleri yöresel dağardan yüksektir.

Bu alanda Arif Sağ, Erol Parlak ve Erdal Erzincan'ın hazırladığı yöntem kitapları bağlama öğretiminde ortak bir zemin kurmuştur. Aynı adlar, şelpe tekniğinin derlenmesi ve öğretilebilir bir düzene oturtulmasında da rol oynamıştır.

Nota okuma bu dağarda zorunludur. Yöresel dağar kulaktan öğrenilebilirken çağdaş eserler yazıya bağlıdır; bu yüzden programda okuma çalışması, çağdaş dağara girilmeden önce yeterli düzeye getirilir.

Eşlik Düzenleri

Eşlik düzeni türe göre değişir. Türküde sade bir kalıp tercih edilir; sazın işi sözü taşımak, araları doldurmak ve karar sesini duyurmaktır. Oyun havasında ise eşlik ritmik bir dokuya dönüşür ve sürekli çalar.

Söz bölümünde saz geri çekilir. Bu, gürlüğü kısmaktan ibaret değildir: tezene seyrekleşir, süsleme azalır ve ezgi hattı basitleşir. Sözün duyulmaması, halk müziği icrasında en sık rastlanan eşlik hatasıdır.

Topluluk içinde çalarken bağlamanın hangi bölgede duracağı da bir eşlik kararıdır. Aynı ses bölgesinde başka bir çalgı varsa iki hat birbirini örter; bu durumda ya bağlama bir oktav yukarı taşınır ya da hattı seyrekleştirilir.

Dinleme ve Dağar Oluşturma

Halk müziğinde dinleme, çalışmanın yanında yürüyen bir etkinlik değil çalışmanın kendisidir. Tavır, süsleme ve tezene yerleşimi notaya tam olarak yazılamadığı için bunlar ancak kaynak kayıtlardan alınır. Ders içinde bir kaydın birkaç ölçüsü birlikte dinlenir, yavaşlatılır ve tek tek çözülür.

Aynı ezginin farklı icraları karşılaştırılır. Bir türkünün üç ayrı ustadan üç ayrı kaydı dinlendiğinde, hangi öğenin ezgiye hangi öğenin icracıya ait olduğu görünür hâle gelir. Bu ayrım, kursiyerin taklit ile tavır arasındaki farkı kavramasını sağlar.

Kişisel dağar zamanla oluşur. Kursiyerden ilk dönemde bir dağar seçmesi beklenmez; yöreler sırayla tanıtılır ve hangisine yakın durduğu kendiliğinden ortaya çıkar.

Kayıt ve İletişim

Saz eğitimi programımız, yöresel dağar planı, ders süreci ve kayıt koşulları ile ilgili bütün sorularınız ve merak ettikleriniz için lütfen bizimle iletişime geçiniz. Stüdyomuz Kültür Mahallesi Libya Caddesi No:10 Kolej Çankaya adresinde bulunur. Ders programı ve boş saatler için telefonla bilgi alabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Yöresel dağar ne demek?

Her yörenin kendi ölçü, tezene ve süsleme anlayışına dayalı ezgi birikimidir.

Hangi yöreler çalışılıyor?

Karadeniz, Ege, İç Anadolu, Trakya ve Güneydoğu dağarı ele alınır.

Başlangıç düzeyinde yöre çalışılır mı?

Temel teknik kurulduktan sonra, çoğunlukla ikinci dönemde başlanır.

Zeybek hangi usuldedir?

Dokuz zamanlı usule dayanır; ağır ve kıvrak biçimleri bulunur.

Bozlak nedir?

İç Anadolu'ya ait, serbest ölçülü ve tiz bölgeden başlayan bir söyleme biçimidir.

Uzun hava ne zaman çalışılır?

İleri düzeyde; serbest ölçü ve nefes akışı deneyim gerektirir.

Çağdaş bağlama eserleri var mı?

Vardır. Bağlama için yazılmış solo eserler dağara eklenir.

Nota bilmek gerekir mi?

Yöresel dağarda kulak yeterli olabilir; çağdaş yazıda nota zorunludur.

Dağar planı nasıl yapılır?

Dönem başında yazılır ve her dönem iki ya da üç yöre ele alınır.

Kayıt için nasıl bilgi alabilirim?

Program ve kayıt ayrıntıları için telefonla ya da stüdyomuza gelerek bilgi alabilirsiniz.

Blog Yazılarımız
BİZE ULAŞIN

Haftanın yedi günü
09:00 - 23:00

Saz eğitimi programımız, yöresel dağar planı, ders süreci ve kayıt koşulları ile ilgili bütün sorularınız ve merak ettikleriniz için lütfen bizimle iletişime geçiniz.

Kültür Mahallesi Libya Cad. No:10/C Kolej Çankaya/Ankara
‍
Ankanom Müzik Akademi Instagram
Ankanom Müzik Akademi Facebook
Ankanom Müzik Akademi Twitter
Ankanom Müzik Akademi Youtube
Etiketler: Saz Eğitimi, Bağlama Dağarı, Karadeniz Dağarı, Horon, Ege Dağarı, Zeybek, İç Anadolu, Bozlak, Trakya Dağarı, Rumeli, Güneydoğu, Barak, Oyun Havası, Halay, Uzun Hava, Serbest Ölçü, Çağdaş Bağlama, Eşlik Düzenleri, Çankaya, Stüdyo Ankanom sazegitim.com sazdersi.com sazdersi.net baglamadersi.com baglamaegitim.com kemandersi.com.tr