Solo Çalgı Olarak Bağlama
Son elli yılda bağlama için yazılmış eserlerin sayısı belirgin biçimde artmıştır. Bu yazıda bağlama, bir türküye eşlik eden çalgı olarak değil solo çalgı olarak ele alınır.
Eserler çoğunlukla yazılı nota üzerinden aktarılır ve teknik gereksinimleri yöresel dağardan yüksektir. Ses alanının tamamı kullanılır, konum değişimleri sıklaşır.
Ortak Zemin
Bu alanda Arif Sağ, Erol Parlak ve Erdal Erzincan'ın hazırladığı yöntem kitapları bağlama öğretiminde ortak bir zemin kurmuştur.
Aynı adlar, şelpe tekniğinin derlenmesi ve öğretilebilir bir düzene oturtulmasında da rol oynamıştır. Böylece kulaktan aktarılan bir teknik, sıralı biçimde çalışılabilir hâle gelmiştir.
Nota Zorunlu
Yöresel dağar kulaktan öğrenilebilirken çağdaş eserler yazıya bağlıdır. Bu yüzden programda okuma çalışması, çağdaş dağara girilmeden önce yeterli düzeye getirilir.
Okuma çalışması dizi çalışmalarıyla birlikte işlenir; iki iş ayrı ayrı yapıldığında kursiyer notayı çözer ama parmakla ilişkilendiremez.
Yöresel Dağarla İlişkisi
Çağdaş yazı yöresel dağarın yerine geçmez. Tersine, bu eserlerin çoğu yöresel tavırları malzeme olarak kullanır; tavır bilgisi olmayan bir icracı eseri teknik olarak doğru fakat kuru çalar.
Bu yüzden iki hat programda birlikte işlenir. Kursiyerin birinden ötekine geçebilmesi beklenir.